Saturday, March 28, 2015

Ünlü matematikçi Emmy Noether'in çığır açan çalışmaları...


Dev arama motoru Google Emmy Noether 'ı unutmadı ve Emmy Noether'ın (yüzotuzüç) 133. doğum gününde kendisi adına özel bir Doodle hazırladı. Peki Emmy Noether kimdir? Emmy Noether biyografisi ve hakkında tüm detayları sizler için derledik. Wikipedia'da soyut cebir ve kurumsal fiziğe çığır açan katkılarından söz eden bir makale bulunan Emmy Noether asılnda bir matematikçidir diyebiliriz.

Bugün Google'da doodle olan Emmy Noether'in Babası Max Noether (1844-1921) Almanya'da yaşamış, cebirsel fonksiyonlar teorisi, cebirsel geometride sayısız teoremleri ile tanınmış bir matematikçidir. 
Erlangen'de doğan kızı Emmy Noether, önce Göttingen'de profesör olmuş, modern cebire önemli katkılarda bulunarak sayısız öğrenciler yetiştirmiştir. Topoloji ve ideal teorileri ve Galois teorisinin modern takdimi üzerindeki araştırmaları ile adını dünyaya duyurmuştur. 1933'de Yahudi olduğu için Alman Nazizmi'nden kaçmak zorunda kalarak, ABD'ye göç etmiştir. Yine orada önemli bir kolej olan Bryn Mawr College'de profesörlüğe başlamıştır. O da, oldukça genç ölmüştür. Daha uzun yaşasaydı matematik çok şeyler kazanacaktı.

Alman matematikçisi Landau'a göre Emmy Noether, N. ailesinin baslangiç (orijin) noktasıdır.

Emmy Noether kimdir?

23.03.1882'de doğumlu Emmy soyut cebir ve kuramsal fiziğe olan çığır açıcı destekleriyle bilinen bir Alman uyruklu matematikçidir. Pavel Alexandrov, Albert Einstein, Jean Dieudonné, Hermann Weyl, Norbert Wiener gibi birçok kişi tarafından halka, alan, ve cebir teorilerinde devrim oluşturan, tarihin en önemli kadın matematikçisi olarak kendisinden söz edilmiştir. Noether teoremi simetri ile korunum yasaları arasındaki temel bağı açıklar.

Emmy Noether Bavyera'nın Erlangen kasabasında Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası da kendisi gibi bir matematikçi olan Max Noether'dir. Gerekli sınavları geçtikten sonra Fransızca ve İngilizce öğretmeyi planlamış ancak sonunda babasının ders öğrettiği Erlangen Üniversitesi'nde matematik bölümünde okumuştur. 1907'de Paul Gordan'ın danışmanlığında tezini tamamladıktan sonra Erlangen Matematik Enstitüsünde ücret almadan yedi yıl görev yapmıştır. O zamanlar kadınlar akademik pozisyonlardan dışlanmışlardı). 1915 yılında David Hilbert ve Felix Klein tarafından Göttingen Üniversitesinin dünyaca çok ünlü matematik araştırma merkezi olan, matematik bölümüne katılması için göreve çağrılmıştır. Fakat üniversite yönetimi tarafından reddedilmiş ve dört yıl daha Hilbert adına ders öğretmeye devam etmiştir. Ders öğretme hakkı 1919'da verilmiş, bu sayede Privatdozent (Germenik üniversitelerde, sahibinin, profesörlük makamına yükselmeksizin bağımsız olarak ders verebileceği anlamını taşıyan unvan) unvanını alabilmiştir.

Emmy Noether, 1933 yılına kadar Göttingen matematik bölümünün ileri gelen üyeleri arasında yer almış; öğrencilerine zaman zaman "Noether çocukları" denirmiş. 1924 yılında Hollandalı ünlü matematikçi B. L. Van der Waerden kendisinin öğrencisi oldu ve kısa zaman içerisinde Emmy Noether'in çalışmalarını yorumladı; Noether'in çalışmaları öğrencisinin yazdığı 1931 tarihli ders kitabı, Modern Cebir'in'in ikinci cildinin temelini oluştuyordu. 1932 Zürih Uluslararası Matematik Konferansı'na katılımına kadar, cebirsel yetenekleri tüm dünyada tanınmıştı. Ertesi yıl Alman Nazi hükümeti Yahudileri üniversite müfredatından çıkarttı ve Noether, Pensilvanya'daki Bryn Mawr Üniversitesinde bir pozisyona geçmek üzere Amerika Birleşik Devletlerine göç etti. 1935 yılında yumurtalıklarında bulunan kist sebebiyle ameliyata girdi, iyileşme belirtilerine rağmen dört gün sonra Emmy Noether 53 yaşında öldü.

Emmy Noether'in hazırladığı matematik çalışmaları üç "dönem"e ayrılmıştır. İlkinde (1908-19), cebirsel değişmezler ve sayı alanları üzerine etkin faydalar sağlamıştır. Varyasyonlar hesabındaki diferansiyel sabitler üzerine yaptığı çalışmaları, Noether teoremi, "modern fiziğin gelişmesine katkı sunup yol gösteren şimdiye kadar kanıtlanmış en önemli matematik teorilerisi" sayılır. İkinci dönemde (1920–26), "soyut cebri değiştiren" çalışması için kolları sıvadı. Emmy Noether, Idealtheorie in Ringbereichen (Theory of Ideals in Ring Domains, 1921) isimli kaleme aldığı makalesinde değişmeli halkalarda idealler teorisini geniş kullanıma sahip kuvvetli bir araç haline getirmiştir. Artan zincir koşulunu zarifçe kullanmıştır ve bu sebeple bu koşulu sağlayan nesnelere Noetherian denir. Üçüncü döneminde (1927-1935), değişmez cebirler ve hiperkompleks sayılar hakkında başlıca işler yayınlamıştır ve grupların representation teorisi ve modüller ve idealler teorilerini birleştirmiştir. Kendi yayınlarının yanı sıra Noether fikirleri konusunda da oldukça cömertti ve başka matematikçiler tarafından yayınlanan işlerde, bu işlerin alanlarının uzaklağına rağmen defalarca referans olarak verildi. 

Kaynak:www.sabah.com.tr

Tweetten ne çektin be Gonca... Vuslateri'nin hapsi istendi...!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret suçundan Sanatçı Gonca Vuslateri’ne dava açıldı.



Yalan Dünya dizisindeki ‘Eylem’ ve ‘Vasfiye Teyze’ tiplemesiyle tanınan tiyatro ve dizi oyuncusu Nazlı Gonca Vuslateri (30) hakkında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret suçundan dava açıldı.

Ankara Cumhuriyet Savcısı Adem Can tarafından hazırlanan iddianamede, Vuslateri’nin, Erdoğan hakkındaki Twitter paylaşımları nedeniyle 1 yıldan 2 yıla kadar hapsi istendi. Vuslateri savunmasında suçlamayı reddetti. Avukatıysa, müvekkilinin komedi oyuncusu olduğunu belirtip bir mizah dergisinde yer alan karikatürü paylaştığını ifade etti.

220’Yİ AŞTI

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı görevine seçilmesinin ardından, ‘Erdoğan’a hakaret’ gerekçesiyle başlatılan soruşturmaların sayısıysa 220’yi aştı. Soruşturmaların büyük çoğunluğunun savcılar tarafından resen başlatıldığı, Cumhurbaşkanı’nın şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma sayısının ise çok düşük olduğu belirtildi.


Kaynak:www.cumhuriyet.com.tr

Emeklilikte değerlendirilmeyecek olan 4 hizmet...

Devlet Memurlarının çalışmış olsalar da, hangi süreleri emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaz, bu süreleri için bir hak talep edilebilir mi?


GÖREV AYLIĞI ALINAN TARİH İLE GÖREVE BAŞLADIKLARI SÜRE ARASINDAKİ TARİH
1- Memurluğa başladıklarında görev aylıklarının tam olarak ödendiği tarihten önce geçmiş olan süreler dikkate alınmaz. 18 Şubat 1991 tarihinde giren memura görev aylığının tamamı 15 Mart 1991 tarihinde ödendiğinden, bu memurun 18 Şubat 1991 tarihi ile 15 Mart 1991 tarihi arasındaki süresi emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaz.
Hak Talebi:
Bu memura 18 Şubat 1991 tarihi ile 15 Mart 1991 tarihi arasındaki süreye maaşı ödenir, ancak bir aylık maaş ödenmediğinden hizmet sayılmaz. Bu husus Kanunda belirtildiğinden bir hak talebinde bulunulmasının bir getirisi olmayacağını değerlendirmekteyiz.
18 YAŞIN DOLDURULMASINDAN ÖNCEKİ SÜRELER
2- 18 yaşını doldurmadan Devlet memurluğuna başlamış olanların 18 yaşını doldurdukları tarihten önceki süreleri emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaz. Meslekleriyle ilgili olan bir göreve kaza-i rüşt kararı alarak başlamış olanlarda 18 yaşından önceki süreleri emeklilik işlemlerinde dikkate alınır. Sağlıkla ilgili bir meslek lisesini bitirmiş bir kişi, sağlık memuru olarak 18 yaşını doldurmadan önce başlamışsa, kaza-i rüşt kararı da varsa bu memurun 18 yaşından önceki süresi emeklilik işlemlerinde dikkate alınır.
Bir memurun, 18 yaşının altında sigortalı süreleri mevcutsa bu süreleri de emeklilik işlemlerinde dikkate alınır.
Hak Talebi:
Devlet memurluğuna alınma şartı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinde net belirtilmiş olduğundan, bir hak talebinde bulunulmasının bir getirisi olmayacağını değerlendirmekteyiz. Yalnızca, astsubay sınıf okulunu bitirip 18 yaşından önce astsubay olanların okul sürelerinin değerlendirilmesine dair karar verilmiş olan Danıştay 11 Dairesi 25 Aralık 2009 tarihli ve Esas No; 2009-2407, Karar No:, 2009-1048 sayılı kararı gösterilerek dava açılabileceğini değerlendirmekteyiz.
SIHHİ İZİN SÜRELERİ AŞILDIKTAN SONRA ÇALIŞILAN SÜRELER
3- Sağlıkları dolayısıyla sıhhi izin sürelerini dolduranların, sıhhi izin süresini doldurduktan sonra geçen memurluk süreleri emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaz.
Hak Talebi:
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu açık hükümleri karşısında sıhhi izin süresini dolduran bir memurun emeklilik işlemlerini başlatmayan bir kamu idaresinin kusur ve sorumluluğu bulunduğunu değerlendirmekteyiz. Burada, sıhhi izin süresini dolduran memurun emeklilik işlemlerini yapmayan kamu idaresi, bu memura yersiz olarak görev aylığı ödeyecektir. Görev aylığı ödemesi de bir kamu zararıdır. Tartışılması gereken bir husustur. Birinci husus, kamu zararı olmasına rağmen ödenen görev aylıkları memurdan tahsil edilebilir mi? İkinci husus da, sıhhi izin süresini doldurmuş olsa dahi, çalışılan bir süre mevcuttur. Değerlendirmemiz, kanun her ne kadar sıhhi izin süresini dolduran memurların sonraki süreleri dikkate alınmaz demiş olsa da, bu sürede bir çalışma bulunmaktadır. Bu süre memuru belki de malul aylığı bağlanmasına yetecek olan 10 yılı tamamlamasına fayda sağlayacaktır. O nedenle, bu sürenin her ne kadar yanlış veya sehven yapılmış bir işlem olsa da hizmet olarak değerlendirilmesi ve muhtemel kamu zararının da kapatılması gerektiğini değerlendirmekteyiz.
YAŞ HADDİ DOLDUKTAN SONRA ÇALIŞILAN SÜRELER
4- Bir memur yaş haddini doldurmasına rağmen çalışmaya devam ederse veya çalışmaya devam ettirilirse bu memurun yaş haddini doldurduğu tarihten sonraki süreleri emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaz. 65 yaşını doldurmuş bir memur, memur olarak görev yapamayacağından 65 yaşından sonraki süreleri emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaz. Değişik mesleklerde çeşitli yaş haddi tarihleri vardır, bu memurlarda bu yaş hadlerinden sonra çalışırlarsa, bu süreler emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaz. Şef, Şube Müdürü, Genel Müdür vb. gibi unvanlar 65 yaş, Polis memuru 56 yaş, öğretim üyeleri 67 yaş gibi, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu Madde 40 ile bazı özel kanunlarda belirtilen yaş hadlerinden sonra çalışamıyorlar.
Hak Talebi:
Burada, sıhhi izin süresini dolduran memura yönelik olarak değerlendirmemizi tekrarlamayacağız. Buradaki olay yaş hadlerini dolduran memurların emeklilik hizmet süresinin dolmuş olmasından kaynaklı farklı olacaktır
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, bazı özel kanunların açık hükümleri karşısında bazı yaş hadlerinden sonra memur olarak çalışmak mümkün olmamaktadır. Yaş haddini dolduran bir memurun emeklilik işlemlerini başlatmayan bir kamu idaresinin kusur ve sorumluluğu bulunduğunu değerlendirmekteyiz.. Yaş haddinden sonra çalışmanın mümkün olmaması nedeniyle emeklilik işlemlerini yapmayan kamu idaresi, bu memura yersiz olarak görev aylığı ödeyecektir. Görev aylığı ödemesi de bir kamu zararıdır. Burada tartışılması gereken konu, gereksiz yere ödenen bu görev aylıklarının memurdan alınması gerekir mi, gerekmez mi. Görev aylıklarını memurdan iade etmesini istersen, memurun çalıştığı sürelere karşılık tazminat talep etme hakkı olur mu. Çünkü ortada fiilen çalışılan ve emek harcanan bir süre bulunmaktadır.
Değerlendirmemiz. Yaş haddini dolduran kişinin sonraki çalıştığı süreler var olan bir hizmet süresidir. Ancak, yaş haddinden sonra çalışma kanunlar uyarınca hiç çalışılmayan bir süre olarak kabul edildiğinden, bu süreler göz ardı edilerek sadece emekli aylıklarından fazla olacağını değerlendirdiğimiz görev aylıklarını almalarının yeterli olacağını, başka bir kuralın aranmayacağını söyleyebiliriz.

Kaynak:www.memurlar.net

''Bizim Hikaye'' filmi büyük ilgi görüyor...

Yönetmenliğini Yasin Uslu'nun üstlendiği film güçlü oyuncu kadrosuyla dikkati çekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'nın da izlediği ve yazdığı bir kitaptan dolayı 12 Eylül 1980 döneminde hapis yatan babasının iade-i itibar davası için mücadele eden bir adamın dramını anlatan "Bizim Hikaye" filmi büyük ilgi görüyor.

GÜÇLÜ OYUNCU KADROSU

Yönetmenliğini Yasin Uslu'nun üstlendiği film; Cansel Elçin, Haluk Piyes, Sera Tokdemir, Naz Elmas, Burcu Kıratlı, İbrahim Kendirci, Çiğdem Batur, Şebnem Dilligil, Erdinç Gülener ve Ahmet Mekin gibi isimlerden oluşan güçlü oyuncu kadrosuyla dikkati çekiyor.

Film, yazdığı bir kitaptan dolayı 12 Eylül 1980 döneminde hapis yatan babasının iade-i itibar davası hakkı için mücadele eden bir adamın dramını anlatıyor.

Çekimlerinin çoğu Sinop, Trabzon ve Rize'de yapılan filmin bazı sahneleri için İstanbul'un tarihi yarımadası da mekan olarak kullanıldı. Karadeniz Bölgesi'nin doğal güzellikleriyle seyirciye görsel bir şölen sunan filmin müzikleri Mustafa Ceceli'ye ait.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN DA İZLEDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yazdığı bir kitaptan dolayı 12 Eylül 1980 döneminde hapis yatan babasının iade-i itibar davası için mücadele eden bir adamın dramını anlatan "Bizim Hikaye" filmini izlemilşti

Filmi, eşi Emine Erdoğan ile Altunizade Capitol'deki sinema salonunda izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıkışta gazetecilere açıklamada, filmi, 1980 darbesi ve darbe öncesi nesillerin hangi çilelerle yetiştiği, darbeden sonra çekilenler yani fikir, düşünce noktasında o günün özgürlükler tablosunu ortaya koyması bakımından çok çok önemli bulduğunu vurgulayarak, zaman zaman gözlerinin yaşardığını söylemişti.

Kaynak:www.sabah.com.tr

29 Mart'ta Işıklar 1 Saatliğine Kapanıyor...


Tüm dünyada 150’den fazla ülkede aynı anda gerçekleşecek olan dünyanın en büyük çevre hareketi “Dünya Saati” için, 29 Mart Cumartesi günü 20:30-21:30 saatleri arasında ışıklar dünya için kapanacak.

Dünya Saati, WWF tarafından 2007’de Avustralya’da başlatıldı, 2008 yılında küresel bir harekete dönüştü ve 2013 yılında 2 milyar kişinin katılımıyla bir rekora imza attı. İklim değişikliği başta olmak üzere, kaynakların aşırı tüketimine, doğal alan ve tür kaybına, kirliliğe, ormansızlaşmaya ve gezegenimizin karşı karşıya olduğu diğer tüm çevre sorunlarına ortak bir tartışma zemini hazırlayarak, insanları çözüm üretmeye davet ediyor. “Dünyaya Olan Sevgini Göstermeye Var Mısın?” sloganıyla insanları ve kurumları bir araya getirmeyi amaçlayan kampanyanın bu yılki ana sponsorları olan Garanti Bankası, Coca-Cola ve VİKO, “Varım” diyerek değişimin bir parçası oluyor. 

Şehirlerin desteğini sembolik yapıların ışıklarını kapayarak gösterdikleri kampanya kapsamında, Paris’teki Eyfel Kulesi, Roma’daki Kolezyum, New York’taki Empire State Binası, Times Meydanı, Londra’daki Big Ben, Moskova’daki Kremlin Sarayı, Çin Seddi, Piramitler vb. gibi dünyanın sembolleri arasında yer alan birçok ikonik yapı bir saatliğine kararacak. 

Dünya Saati’nin, sürdürülebilir bir gelecek için atılması gereken adımları tanımlamada çok önemli bir araç olduğunu belirten WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar “Tüm dünyada 2 milyar insan, din, dil, ırk, toplum farkı gözetmeksizin bu küresel etkinliğe katılarak gezegenimizin kötü gidişatına dur demek istiyor ve değişimin bir parçası oluyor. Işıkları kapatmak gibi basit ama anlamlı bir eylemle çevreye duyarlı tüm insanları aynı çatı altında toplayan Dünya Saati, karar vericileri, kurumları, belediyeleri, sivil toplum kuruluşlarını, basını ve bireyleri aynı anda hareket etmeye çağırarak aslında çözümün anahtarını işaret ediyor,” dedi. 

WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak ise, “Bu yıl Dünya Saati için 7000 şehirde 1.500’den fazla sembolik ve ikonik yapı bir saatliğine kararacak. Türkiye’den de Boğaz köprüleri, Ayasofya Müzesi, Beylerbeyi Sarayı, Beykoz Kasrı, Dolmabahçe Sarayı ve Saat Kulesi, Galata Kulesi, Ihlamur Kasrı, Küçüksu Kasrı, Topkapı Sarayı ışıklarını kapatarak kampanyaya destek oluyor.


Kaynak:www.wwf.org.tr

Atiye’den ilginç Turabi itirafı...

Ünlü sanatçı Atiye yeni klibi ‘sor’un tanıtımı için Best FM’e konuk oldu. Programda samimi açıklamalarda bulundu. Survivor tutkunu Atiye yarışma hakkında konuştu.


Atiye yeni klibi “Sor”un tanıtımı kapsamında ilk kez Best FM’deYasemin Şefik’in canlı yayın konuğu oldu. 27 yaşındaki güzel şarkıcı Atiye “Sevgilin var mı?” sorusuna “Geçen magazinciler bir yerden çıkarken çektiler. Yanımdakinin eski ya da yeni sevgilim olduğunu kafalarına göre yazdılar. Sevgilim yok ya da var bugüne kadar hiç söylemedim. Neyin nerede çekildiğini hepimiz biliyoruz. Ona göre bazı yerlere gitmiyorum” dedi.
Yasemin Şefik’in “Evde televizyonda en çok ne izliyorsun?” sorusuna ise “Tam anlamıyla Survivor tutkunuyum. Bundan 5 sene önce teklif etselerdi düşünmeden katılırdım. Ancak şimdi o açlığa dayanamayacağımı düşünüyorum. Turabi’ye bayılıyorum, en iyi savaşan o. Onu destekliyorum. Geçtiğimiz yıldan beri takip ediyorum. Hatta sonradan öğrendim ki Turabi “Salla” isimli şarkımın klibinde oynamış. Bunu öğrenince çok mutlu oldum” dedi.
‘ŞARKIM ROMANTİK, YAĞMUR YAĞSIN DİYE DUA EDİYORUM!’
Arka arkaya çıkan albümler ve yeni şarkılar arasında kendi şarkısının beklenenin aksine romantik bir şarkı olması üzerine “Yazdan önce klibi yayınlamak istedim. Klip yayınlanınca bahar geldi. Şimdi yağmur yağsın diye dua ediyorum” dedi.

Kaynak:www.magazinmedya.com

FLAS...ŞIRNAK'TA ÇATIŞMA! ÇOK SAYIDA ÖLÜ VE YARALI VAR...

İki aile çatıştı



Şırnak’ın İdil İlçesi’ne bağlı Yağmurca Köyü’nde, aralarında arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunan 2 aile arasında çıkan silahlı çatışmada 3 kişi öldü, aralarında kadın ve çocukların da olduğu yaklaşık 10 kişi de yaralandı.

Yağmurca Köyü’nde aralarında arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunan 2 aile fertleri arasında bugün saat 15.30’da tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine her iki aile fertleri arasında çatışma çıktı. Tabancanın yanında otomatik tüfeklerin de kullanıldığı çatışmada kimlikleri henüz öğrenilemeyen 3 kişi öldü, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 10 kişi de yaralandı.
Yaralıların durumunun da ağır olduğu belirtilirken, Mardin’in Midyat ve Nusaybin ile Şırnak’ın İdil, Cizre ve Silopi İlçeleri’nden destek için ambulans çağırıldı. Yaralılar, Cizre ve İdil’deki hastanelerde tedavi altına alındı.
Olayın duyulmasının ardından jandarma ekipleri Yağmurca Köyü’ne sevkedildi. Olay yerine gelen ve aralarında jandarma komandoların da bulunduğu askerler köyde yoğun güvenlik önlemi aldı. Giriş çıkışlara izin verilmezken, güvenlik güçleri olayın büyümemesi için köy çevresinde ve köydeki her evin önünde beklemeye başladı.

Kaynak:www.magazinmedya.com